Blog'da Neler Var Peki?

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Kitap Yorumu: Yıldız Tozu - Neil Gaiman

KÜNYE:
Orijinal Adı: Stardust
Yazarı: Neil Gaiman
Türkiye Yayıncısı: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 4.baskısı 292 sayfa
Cilt: Ciltsiz
Goodreads Puanı: 4.06 (246,977 oy sonucunda)
FantasticShinkiro'nun Puanı: 3

Arka Kapak Yazısı

"Mucizelerle dolu bir hikaye... Gaiman yeni gelenekte bir peri masalı ortaya çıkarmak için son derece zengin bir dil, doğal bir bilgelik, iyi bir mizah ve biraz da karanlık kullanıyor."
- Publishers Weekly

Kadim İngiltere'nin huzurlu tarlaları ve çayırlarında, bir granit çıkıntısının üzerinde 600 yıldır duran küçük bir köy vardır. Hemen doğuda köye ismini veren upuzun bir taş duvar yükselir. İşte burada, Duvar Köyü'nde, genç Tristran Thorn kalbini, akıllara zarar veren güzellikteki Victoria Forester'a kaptırır. Ve işte burada, yepyeni bir Ekim arifesinde, Tristran aşkına bir söz verir - bu öyle hızlı edilmiş bir yemindir ki, onu duvardaki tek gedikten dışarı, çayırların ötesine ve hayatının en heyecanlı macerasına yollayacaktır.
"Gaiman hikaye dünyasının zengin bir kaynağı ve bizler her açıdan ona sahip olduğumuz için şanslıyız."
- Stephen King

"Yetişkinler için aşk, tehlike, arkadaşlık, büyü ve macerayla dolu bir peri masalı. Nüktedanlık ve zeki bir üslupla bezeli bu kısa roman insanda çok güzel bir memnuniyet yaratıyor."
- Detroit Free Press


  Merhaba! Blogumdaki ilk yorumuma hoş geldiniz. Aslında kendimi tanıttığım yazıdan sonra bu kadar ara vermeyi düşünmüyordum ama reading slump'tayım. Hala bir şeyler okuyorum manga filan ama bu okuduklarım zaman alıyor. Okul döneminde daha iyi okuyanlardanım ben. 5 ayda 30 kitap okumuştum haziran başına kadar, benim için iyi bir sayıdır. Öhöm neyse! Bu günün konusuna geçelim öyleyse!


Başlıktan da anlaşıldığı üzere Neil Gaiman'ın Yıldız Tozu'nu inceleyeceğiz.

Neil Gaiman'ın kitapları hakkında birçok yorumlar yapıldı. Sevildi veya sevilmedi. Ülkemizde de genel manada değeri bilinen bir yazar olması insanı mutlu ediyor. Kendisi benim en zevk alarak okuduğum yazarlardan biri çünkü.
Neyse, yine konuyu dağıtıyorum. :D

İçeriğinden bahsedeyim önce size.

Bir köy var, ve bu köy bir duvarla ayrıştırılmış. Dışardan çok nadiren insan geliyor, 9 senede düzenlenen festivallerde, buradan da çok nadiren çıkılıyor. Hatta duvardaki gedikte nöbetçiler oluyor.
İşte böyle bir dünya.

Dunstan adında bir genç var. Ve aşık. Ama bu arada bir başka kadınla tanışıyor ve ondan...hoşlanıyor diyeyim. :D O kadından sonra asıl sevgilisiyle evleniyor ama bir gün... Bir bebek geliyor?! Bu bebek de arka kapak yazısında bahsi geçen Tristian.
Yıllar geçiyor ve Tristian da büyüyüp aşıklar kervanına katılıyor. Köyün en güzel kızı olan Victoria Forester'a. (Kitabın sonunda ikili arasındaki olaylar beni sinir etmişti, Tristian'a bu kadarlık mıydı? diye soruyorsunuz.)
Bir gün ikisi konuşurken, kayan bir yıldız görüyorlar, Tristian da onu sana getirirsem istediğim bir şeyi yapacaksın diyor. Anlaşıyorlar. Ve böylece Tristian'ın yıldız avı yolculuğu da başlamış oluyor.

Konusu bu. Bir yetişkin masalı olarak geçiyor. Ama yetişkin masalları bana pek hitap etmiyor onu anladım. Çünkü kitabın içine girmekte zorlandım. Tabi bu bir Neil Gaiman kitabı, diliyle veya anlatı tarzıyla ilgili bir konu değildi. Genel dünyasına hoş diyebilirim, pek benlik değil yine de.

Masalları her zaman karakterlerin iyi-kötü gibi kesin çizgilerle ayrılmış olması dolayısıyla çok da... Sevimli bulmam. :D Sıkıntım da yoktur ama. Yıldız Tozu'nun da öyle bir yönü vardı haliyle. Karakterlerinin kişilik özellikleri yok gibiydi. Özellikle kötü karakterleri çok zayıftı, beni kaygılandırmadılar. Genelde karakterlerde bir şeyler bulmaya çalışırım, o yüzden çok ilgimi çeken karakterler yoktu.

Kurguda şaşırtıcı birkaç nokta vardı, o aralarda kitap güzelce okunuyordu. Belli bir temposu yoktu, Tristian'ın kısımlarına geçince akıcılık bulduğunu söyleyebilirim. İlk bölüm işkence gibi gelmişti.

Diliyle ve mizah anlayışıyla, ya da Gaiman'ın mesajlarını veriş şekliyle sıkıntım yok, kendisini okumayı baya severim. Özellikle dili... Resmen adam naif yazıyor ya. Elimde okunmayı bekleyen 3 kitabı daha var. Artık özledikçe devam ederim onlardan da. Hem şu an sanki roman okuma modumda değilim gibi...

Filmi de varmış, belki izleyebilirim ama film izlerken sıkılıyorum. :D Kitabı okurken sık sık keşke animasyon filmi olsa diye aklımdan geçirmişimdir. Ama yapacak bir şey yok tabii.


Bu arada kitabın baskısı hiç hoşuma gitmiyor. Boyutu küçük ve İthaki'nin sürekli yaptığı sırt yazılarını ters basması. Fotodaki tüm kitaplar neredeyse İthaki ve hepsi farklı farklı. Bir tarz oturtsalar artık iyi olur, bunlar kitaplara göre değişebiliyor orası ayrı ama, baya sinirim hopluyor kitaplıkta gördükçe. Siz de bakınız. Hopladı mı sinirler?


Yerine yukardaki fotoda da yer alan, biraz daha eğlencesi fazla, yine İthaki'den çıkan, Yürüyen Şato üçlemesini tavsiye ederim. İlerki safhalarda okuyup tamamladığım seriler hakkında da yazılar girmeyi düşünüyorum. Yürüyen Şato üçlemesiyle başlayabilirim belki, gerçekten çok sevdiğim bir seridir. Bu kitap da okunabilirdi ama tavsiyelerimde ilk aklıma gelecekler arasında da değil maalesef. Yine de masal severler çok sevecektir.

Genel olarak böyle, umarım fazla uzatmadan size kitap hakkında bir şeyler verebilmişimdir. Bir diğer gönderiye kadar kendinize iyi bakınız efendim. Güzel bir parçayla güle güle.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder