Orijinal Adı: Phantastische Nacht
Yazarı: Stefan Zweig
Türkiye Yayıncısı: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 80 sayfa
Cilt: Ciltsiz
Goodreads Puanı: 4.17 (801 oy sonucunda)
FantasticShinkiro'nun Puanı: 4
Arka Kapak Yazısı
Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak “suç” işler. Böylece yeniden “hissetmeye” başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece aleminin son atıklarının arasına, “hayatın en dibindeki lağımlara” sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.
Yeniden merhabalar! Önceki gönderinin üstünden bu kadarcık geçmişken yine buradayım! Çok mutluluk verici kesinlikle! Bugünkü konumuza geleyim hemmen.
Evet, bugün düşüncelerimi paylaşacağım güzellik bu. Tabi yine ufacık bir konu özeti vereyim arka kapak yazısını vermiş olsam da.
Konu tek bir karakter üzerinden dönüyor. Kendisi bir burjuva. (Zengin-statü sahibi kesimi tanımlayan bir kelime) Bu adam, parasının da gücüyle ve kendi karakteri olduğu üzere ne hayatta zorluk çekmiş ne de bir şey için çaba harcamış. Ailesinin ölümünden sonra tabir-i caizse hiçbir şey yapmadan, sadece soluk alıp vermiş. Kendini burjuva sınıfının gerekliliği, sahteliği yansıtırken bulmuş bir zaman sonra. Tabi bunun sonucunda da artık duygusuz, hiçbir şey hissedemeyen bir insan haline gelmiş. Bu kitapta bir gününün sonucunda bu durumun farkındalığından ve biraz bu durumundan kurtulup yaşama dönmesini anlatıyor. Suç işlemenin verdiği haz, ona yaşadığını hatırlatıyor.
6 ay önce girişimim olmuştu okumak için ama ruh halimin uymadığını düşünerek 1-2 sayfada bırakmıştım. Ama bu sefer baya sardı ve sonucunda da sevdiğim kitaplardan biri oldu. İlk kez Zweig okudum ama devam edeceğim. (Zaten Marie Antoinette biyografisini çok uzun zamandır okumak istiyorum, ama pahalı bir kitap, bekliyor bir süredir listede işte.)
Dediğim gibi, kitabı sevdim. Edebi yanı çok sağlamdı, çok hoş cümleler vardı. Zaten konu güzel, ruh tahlillerini severim. İnsanın kendinden bir şeyler bulmalarına, içlerine bakmalarına vesile oluyorlar. Güzel de işlemiş hani. Ama bu kitapta bir samimiyetsizlik var. Nedenini tam bilemiyorum ama belki de edebi yanının güçlü olmasının getirdiği süslü anlatımdan dolayıdır. Yazarın bunları hissettiğini anlıyorsunuz- çünkü bu kadar derin şeyler zor yazılır hissetmeden- ne var ki kendinizi bütünleştiremiyorsunuz karakterle. Sanırım dili güzel olmasıydı bu puanı vermeyebilirdim.
Karakterin tek gününü anlatıyor, aydınlanma yaşadığı günü. O yüzden bir kurgu, veya süslü olaylar beklemeyin, sadece ruh tahlili için ortam ve olaylar hazırlanmıştı, zaten çok da ince bir kitap. Ama değiyor okuduğunuza.
Kitabın teknik yönleriyle de sıkıntım yok. Çevirisini beğendim, akıcıydı. Kapak ise bir numara. ^^ Ben Van Gogh çok severim. Yıldızlı Gece Tablosu da favorilerimdendir. Gördüğünüz gibi ayracı da var, ki ayraç kullanmaktan hoşlanmam pek. >.<
Tavsiye edebileceğim bir kitap, ruh tahlillerini sevenler için bire bir. Ama bu tarz şeyleri sevenlere direkt Japon Edebiyatını tavsiye ederim. :D Onlar gerçekten ayrı bir seviyedeler bence karamsar ruh hali çözümlemesinde. Özellikle Osamu Dazai. Bu beyefendinin İnsanlığımı Yitirirken'i çok güzeldir. (Hala baskısı mevcut) Ülkemiz uzakdoğu çevirilerinde gerçekten çok geride. Basılmış olanların bile baskısı bulunmuyor. Azıcık batının dandik kitaplarından yer ayırabilseler keşke.
Bu seferlik de bu kadar olsun. Yine size güzel bir parça bırakıyorum. Kendinize iyi bakın!
Merhabalar,
YanıtlaSilAvusturyalı roman, tiyatro, biyografi yazarı Stefan Zweig’i ilk olarak ”Satranç” kitabıyla tanımıştım. ‘’Olağanüstü Bir Gece’’ adlı romanını da dün itibariyle bitirdim. ”Olağanüstü Bir Gece”, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimini anlatmaktadır. Romanda beni en çok etkileyen cümle şu iki cümle olmuştu:
-Kendisini bulmuş olan insan dünyada hiçbir şeyi kaybetmeyecektir. Kendi içindeki insanı kavramış olan insan ise bütün insanlığı anlayacaktır.
-Ne var ki bu satırları zaten sadece kendim için yazacaktım ve kendime bile tam açıklayamadığım bir şeyleri başkaları için anlaşılır kılmak gibi bir niyetim hiç yoktu.
‘’Olağanüstü Bir Gece’’ adlı romandan altını çizdiğim, en sevdiğim yirmi alıntıyı okumanız için sizinle de paylaşmak isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/olaganustu-bir-gece-romanindan-muhtesem-20-alinti/
Umuyorum ilgiyle okursunuz,
edebiyatla ve sağlıkla kalın.